| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
.................................................................................................................................................................................................................................................................................................
Image Hosted by ImageShack.us
Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...
Image Hosted by ImageShack.us..........
g ü l e r y ü z l ü . s i t e
________ y e t i ş k i n ________

güleryüzlü site

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

11 "sigara" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"sigara" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Güçlü Bir Hafızaya Nasıl Sahip Olabilirim?

İlk olarak kısa süreli hafızamıza aşırı veri giriş çıkışını engellememiz gerekiyor. Yoldaki tabelaları, reklam panolarını okumaktan vazgeçip elimizde bulundurduğumuz bir kitabı okumak en güzeli. 
*
Uzun süreli hafızamı geliştirmek amacıyla her gün bir söz ya da bir şiirden bir parça ezberleyebiliriz. Hafızamızın zindeliğini koruması açısından bu çok önemli. Yine sevdiklerimizin telefonun cep telefonumuza kaydetmenin yanında aklımıza kaydetmeyi de alışkanlık haline getirmek faydalı olacaktır. 
*
Sağ beynimizi geliştirecek etkinliklerde bulunmak güçlü hafızanın en önemli formüllerinden biri. Bu konu başlı başına bir konu olduğu için ayrıntılı bilgiyi kitaplardan ya da internet sitelerinden bulabilirsiniz.
*
Bol oksijen alabileceğimiz ortamlarda bulunmak beynimizin sağlıklı çalışması açısından çok önemli.
*
 Depresyondan ve kaygıdan uzak bir hayat yaşamaya çalışmak hem unutkanlığa hem de sağlıklı bir hayata kapı açan en önemli anahtar olduğunu zaten hepimiz biliyoruz.
*Alkol ve sigara beyinden ciddi hasarlara yol açtığı için bu maddelerden oldukça uzak durmak en iyisi.

alıntı:/www.gencgelisim.com

___<>(¯`´•.¸~____/\____~¸.•´´¯)(¯`´•.¸~____/\____~¸.•´´¯)<>___

Sigaranın Faydaları

 

sigaranın faydaları


Sigaranında faydası mı olurmuş, demeyin. İşte o kadar kötülenen her fırsatta iftiralara mağruz kalan sigaranın faydaları :

# Sigara içeni köpek ısırmaz; çünkü yanında baston taşır.
# Evine hırsız girmez; çünkü sabahlara kadar öksürür.
# Üzerine sinek konmaz; çünkü buram buram nikotin kokar.
# Fazla yorulmaz; çünkü yorulunca tıkanacağını bilir.
# Yürümek için zorlanmaz; çünkü tekerlekli iskemlede gezdirilir.
# İhtiyarlamaz; çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur.
# Yüzlerine renk gelir; çünkü dişleri ve bıyıkları sapsarı olur.
# Vücutları bir kuş gibi hafifler; çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları, sonra da el ve ayakları kesilir.

Teklif bizden...

Sigaranın zararları - video

 

Sigara deneyi videosu...

400 sigarayı ( 20 paket ) içen birinin ciğerlerinde ne birikir ?

Görmek için aşağıdaki adresi tıklayın - izleyin...


Still Smoking? Watch This !! - Click here for the funniest movie of the week

alıntı

Sigaranın romanı

Sigarayı bırakmak istiyorsunuz ama bırakamıyorsunuz değil mi ?

 


Aslında sigarayı bırakmak tamamen içiciye kalmıştır. Bugün kendinize iyi bir hediye verin ve sigarayı bırakın.
Ya da bırakmayın ama hiç olmazsa sigara içmeye devam ettikçe başınıza gelecekleri dikkatlice okuyun.

 


Nikotin beyine dopamin adlı bir kimyasal madde salgılatır. Dopamin içiciye haz verir. Bunun yanında konsantrasyonu arttırır, tepki süresini hızlandırır, enerji düzeyini yükseltir. Kişi aynı hazzı bir kere daha yaşamak için tekrar sigara içer.
Beyin bir süre sonra nikotine karşı tolerans kazanır, yani aynı etkinin elde edilebilmesi için nikotinin miktarının arttırılması gerekir. Böylece kişi aynı hazzı yaşamak için içtiği sigaraların sayısını arttırmak zorunda kalır.
Beyin aşırı dopamin uyarımına karşı birtakım savunma önlemleri alır. Yani beynin fizyolojisi değişir. Bu savunma önlemleri neticesinde bağımlılık yerleşir. 

Bağımlılık yerleştikten sonra içici kanındaki nikotin konsantrasyonunu alıştığı dozda tutmak zorundadır. Son sigaranın içilmesinden sonra kandaki nikotin konsantrasyonu azalmaya başlar ve 4 saat sonra tükenir. Nikotinin kandan çekilmeye başlamasından itibaren beyin nikotine karşı aldığı savunma önlemlerini kaldırmaya başlar, yani beynin fizyolojisi nikotine bağımlılık kazanmadan önceki yapısına dönmeye başlar.
İşte bu süreç sancılı olur ve nikotin yoksunluğu sıkıntıları ortaya çıkar. Bir sigara içildiğinde dopamin salgılanacağı için nikotin yoksunluğu sıkıntıları anında ortadan kalkar. İçici nikotini aslında bir ağrı kesici niyetine kullanmaktadır.


Nikotin kesildiğinde dopamin salgısı durur. Dopamin salgısı durduğunda da kişide depresif bir ruh hali meydana gelir.  Sigara bırakıldıktan sonra dopamin salgısının normale dönmesi için bir süreye ihtiyaç vardır. Bu süre kişiden kişiye değişir, ama ortalama olarak 3 aydır.
Dopamin salgısı olmadığı için beyinde meydana gelen sıkıntının çözümü olarak zihnimizde sigara isteği meydana gelir, ama bu istek 3 dakika sonra geçer.  


Bu resimde sigara içmeyen birinin kan damarının kesiti görülmektedir. Damarın iç cidarı teflon kadar kaygan bir tabakayla kaplıdır. Bu sayede kan damarlar içinden rahatça akabilmektedir. Ancak tütün dumanındaki Karbon monoksit bu tabakayı tahrip etmekte, böylece bu tabaka yapışkanlı bir hal almaktadır.
Bunun sonucunda yiyeceklerle birlikte vücuda giren yağ, şeker, kolesterol gibi maddeler bu tabakaya yapışmaktadır. 


Bunun sonucunda damar sertliği ve damar tıkanıklığı meydana gelmektedir. Bu resimde kan pıhtısıyla tıkanmış bir damarın kesiti görünmektedir. Tıkanmış bir damarın beslediği doku veya organ oksijen yetmezliğinden anında ölmektedir. 


Bu resimde sigara içmeyen birinin aort damarı görülmektedir. Burada damar çok düzgündür.


Bu resimde ise sigara içen birinin aortu görülmektedir. Burada aortun yapısı oldukça bozulmuş, orta kesimde bir tıkanma meydana gelmiştir. Sigaranın sebep olduğu ölümlerde ilk sırada dolaşım sistemi hastalıklarının sebep olduğu ölümler yer almaktadır.


Sigara içildiğinde böbrek üstü bezleri ‘adrenalin’ salgılar. Adrenalin bir “kaç veya savaş” hormonudur. Adrenalin salgılandığı anda damarlar büzüşür. Kalp kanı büzüşen damarlar içinden iletebilmek için daha hızlı çalışmaya başlar. Sigara içildiğinde kalbin atışı dakikada 20-30 atış artar. Kalp hızlı çalıştığı için daha fazla oksijene ihtiyaç duyar, ancak tütün dumanıyla birlikte vücuda giren karbon monoksit kandaki oksijeni kovar, dolayısıyla kalbe oksijen yerine karbon monoksit gider.

 

Bunun sonucunda daha fazla çalışan kalp yeterli oksijen alamadığı için daha çabuk yorulur ve daha erken ölür. 


 

Sigaranın sebep olduğu ölümler arasında kalp krizi nedeniyle ölümler ikinci sıradadır.  

Beyne giden arterler çok incedir. Bu arterler tütün dumanındaki karbon monoksit tarafından sürekli tahrip edilmekte ve hızla tıkanmaktadır. Ayrıca beyin sürekli çalıştığı için çok miktarda oksijene ihtiyaç duymaktadır, oysa sigara içilmesi yüzünden beyne sürekli karbon monoksit gitmekte ve beyindeki hücreler yeterli oksijenle beslenemedikleri için daha erken ölmektedir.

Sigaranın sebep olduğu ölümlerde beyin felci nedeniyle ölümler dördüncü sıradadır.

 

Bu resimde sigara içmeyen birinin akciğeri görülmektedir. Görünen siyah lekeler, egzost gazlarından ve sanayi bacalarından kaynaklanan karbon monoksit birikintileridir.


Bu resimde ise sigara içen birinin akciğeri görülmektedir. Akciğerin tamamen kararmasının sebebi, tütün dumanındaki Katrandır. Resimdeki beyaz leke kanserli bölgedir. Sigara içmenin nihai sonucu akciğer kanseridir. Ancak kişi daha önce bir damar hastalığından veya kalp krizinden ölmektedir.

Sigara içenler sigara içmenin sonuçlarının ileri yaşlarda ortaya çıkacağını düşünmektedirler. Asıl kötü olan da budur zaten. Yorucu geçen bir hayatın geride bırakıldığı, biraz dinlenme vaktinin geldiği bir yaşta sigaranın sebep olduğu bir hastalık yüzünden doktor doktor, hastane hastane dolaşmak, devamlı ilaç almak hiç hoş olmasa gerek.
Yukarıdaki resimde akciğer kanseri ameliyatı olmuş altmış yaşlarındaki bir şahıs görülmektedir.  

Sigara içmenin sonuçlarından biri de amfizemdir. Yukarıdaki resimde 60 yaşında amfizemli bir bayan görülmektedir. Tütün dumanındaki katran akciğerlerdeki hava keseciklerini patlatır ve bunun sonucunda akciğerler esnekliğini yitirir. Amfizemli biri nefes alabilir, ancak nefesini dışarı veremez.
Sigara içen her 10 kişiden 9’unda amfizem başlangıcı vardır.

Günde bir paket sigara içen birinin vücudunda 3 ayda bu miktarda katran birikir.

Bu katran laboratuar ortamında farelerin ciltlerine sürüldüğünde 6 ay sonunda farelerin %60’ında cilt kanseri meydana gelmiştir. Katran son derece kanserojen bir maddedir.

20 yıl boyunca günde 1 paket sigara içen birinin vücudunda yaklaşık 7 kg katran birikir.

 

Sigara içmenin sonuçlarından biri de Burger Hastalığıdır. Burger hastalığı bir tek sigara içen kişilerde ve çoğunlukla da 20-40 yaş arasında görülür. Sigara içildiğinde damarlar büzüştüğünden, el ve ayak parmaklarına yeterli miktarda kan ve  oksijen gitmez, bunun sonucunda da bu uzuvlarda kangren meydana gelir.
Bu durumda tek çare, kangren olan uzvun kesilmesidir. Sigara içilmeye devam edildiği takdirde kangren yukarılara doğru ilerler. Sigara vücutta başka kanserlere de sebep olmaktadır.

Vücudun herhangi bir organında kanser meydana gelmesi için tek bir hücrenin hasar görmesi yeterlidir.

Yapılan çalışmalar sigaranın ortalamada ömrü 12 yıl kısalttığı saptanmıştır. (Kaynak, WHO)
Sigara içen her 4 kişiden 1′i sigaranın sebep olduğu hastalıklar yüzünden orta yaşta ölüyor (Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü)
İrade gücü ile sigarayı bırakma oranı sadece %3’dür. (Kaynak: Martin J. Jarvis, Why People Smoke, 2004).
 Sigara içen erkeklerde iktidarsızlığa yakalanma oranı %50 daha fazladır. (Kaynak ; WHO)
Sigara içen 40-49 yaş arasındaki kişiler, onlardan 20 yıl daha yaşlı, sigara içmeyen kişilerle aynı görünüme sahiptir. (Kaynak ;WHO) 
O sizi bırakmadan siz onu bırakın!
haber3.com/

Einstein'in bilmecesi

 desouza_l_einstein.jpg

1-) 5 Tane ev var hepsi ayrı renk.
2-)Her evde oturanın, ayrı bir uyruğu var.
3-)Hepside ayri bir içecek içiyor, ayri bir hayvan besliyor ve ayrı
bir marka sigara içiyor.
4-)Bu 5 insanın hiçbiri öbürünün yaptığını yapmıyor. Yani sigarası
ayrı, içeceği ayrı, besledigi hayvan ayrı ve evi ayrı.

SORU: BALIK kime ait?

Aciklamalar:
1-) Ingiliz kirmizi evde oturuyor.
2-) Isveçlinin köpeği var.
3-) Danimarkali cay içiyor.
4-) Yesil ev tam beyaz evin solunda duruyor.
5-) Yeşil evin sahibi kahve içmeyi seviyor.
6-) Palmall sigarasi içenin bir kuşu var.
7-) Ortadaki evde oturan süt icmeyi seviyor.
Sari evde oturan Dunhill sigarası içiyor.
9-) Norvecli birinci evde oturuyor.
10-) Marlboro icen Kedisi olanin yanindaki evde oturuyor.
11-) Atı olan insan, Dunhill sigarası içenin yanındaki evde oturuyor.
12-) Winfield sigarasi içen, Birayı seviyor.
13-) Mavi evin yaninda Norvecli oturuyor.
14-) Alman Rothmanns Sigarasi iciyor.
15-) Marlboro icenin komsusu sadece su içiyor.

Einstein iddia etmistir ki; ''Dünya insanlarinin %98  i bunu Cözemez''.

alıntı:Teknobilişim.net

Tıklayın

 

Aşağıdaki adreste ilginç bir duyuru var...Tıklayın bakın..

**************************************************************************************

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

http://www.ravda.net/download/sigara.swf

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

**************************************************************************************

Sigara ile ilgili...

Bir üniversitemizde yapılan bir araştırmaya göre  sigara paketlerinin üzerinde yazılı olan nikotin,zifir ve karbonmonoksit oranları gerçeği yansıtmıyor.Üniversitede yapılan ve sigara içen kişilerin de katıldığı  ölçümlerde ; bu oranların paket üzerinde yazılı olanın üç katı olduğu belirtildi.

Konu açılmışken bazı bilgileri hatırlamakta yarar var :

Sigara dumanında nikotin, katran ve zehirli gazlar bulunmaktadır. Katran maddesinin içerisinde yaklaşık olarak 4000 kimyasal bileşik bulunur. Bu kimyasal bileşiklerin birçoğu da toksiktir yani zehirlidir ve bugün için bu kimyasal bileşiklerden 43 tanesinin kansere yol açtığı bilinmektedir

Sigaranın dumanında bulunan zehirli gazlar ise nitrojen oksit ve eksoz gazı olarak da bilinen karbon monoksit gazıdır. Özellikle karbon monoksit gazı kanın oksijen taşıma gücünü azaltır. Nikotin ise bağımlılık yapar. Nikotin aslında bir zehirdir. Nikotin yüksek dozda alındığında öldürebilir. Kan basıncını yani tansiyonu ve kalp hızını(nabzı) artırır. Sigara karbon monoksit ile birlikte kalp ve beyin damarlarının hastalanmasına yol açar.

alıntı:http://www.sigaraninzararlari.org/

Sigara içmek büyümek değil, gelişememek

 

Bir adet sigarada yaklaşık 44 adet zehirli madde var. Bunların neredeyse hepsi kanserojen maddeler ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen, siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikol. En iyi ihtimalle ciğerlerimizde katran oluşuyor. Aslında durum o kadar vahim ki, sigaranın zararlarını ne sigara içenler, ne de sigara üreticileri inkar ediyor.

Buna rağmen insanlar neden halen sigara içmektedir?Buna rağmen insanlar neden halen sigara içmektedir?

Sorunun cevabı basit; sigara bağımlılık yapıyor. Otoritere göre sigaranın bağımlılık oranı eroin kadar etkili. Gençlerin 1/3'ü sigara içmeyi bir kez olsun deniyor ve deneyenlerin yarısı maalesef sigara içmeye devam ediyor. Öyleki hayatında sadece ilk iki sigarasını tam olarak bitiren bir genç, %85 ihtimalle sigara bağımlısı oluyor ve ömrünün büyük bir kısmını (çok iradeli değilse) sigara içerek geçiriyor.

Sigara ilk olarak nefes darlığı, erken yorulma, tıkanma, kalp çarpıntısı gibi belirtiler gösteriyor. İleriki yıllarda kalp krizi riskini yükseltiyor ve damar tıkanıklığı, çeşitli kanser türleri ve felce sebep oluyor. Sigara içen kişilerin akciğerleri tam olarak çalışmıyor. Ve bırakmadıkları sürece fiziksel olarak bir daha asla eski randımanlarını yakalayamıyorlar...

Ayrıca pis bir koku, sarı ya da kararmış dişlere sahip olmak hiç hoş değil.

Sigara içenlerin ve içmeyenlerin ciğerleri

Pasif içicilik

Hep duyarız da, pek ciddiye almayız. Halbuki pasif içiciler, sigara içen kişilerin yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görüyorlar. Bunların büyük bir kısmı zehirli. Hayatında hiç sigara içmediği halde sigara içilen ortamlarda bulunan ve hastalanarak hayatını kaybeden yüzlerce insan var. Oysa herkesin “havamı kirletme!” demeye hakkı var. Sigara tiryakileri kendi hayatlarını riske attıkları yetmiyormuş gibi etraflarındakilerin hayatlarını da tehlikeye atıyorlar. Neyse ki birçok lokanta ve cafe, sigara içilen ve içilmeyen kısımlara ayrılıyor.

alıntı:istegenç

Sigarayı bırakanın romanı

BiRiNCi DAKiKA

Sevgili günlük,
Bu sabah bir gazetenin ekinde sigarayı
bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir
haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası
tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya
karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu
kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu
başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya
bakarak daha rahat hissedeceğim. Simdi masanın
üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe
sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki
ilk adımımı atıyorum.

SEKiZiNCi SAAT

Sevgili günlük,
Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra
tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. İnanır misin,
bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve
nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de
anormallik hissetmemiştim, ama normale dönmesi iyi bir
şey herhalde. Coşkumu paylaşmak için Orhan'ı
aradım, sigarayı bırakmama "geçici Ubeyd Korbey
sendromu" adını takti. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz
saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım
cillop gibi oldu". Bunu söyleyince kendi nabzının ve
tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz
saattir uyuyormuş. Y_a_v_ş_a_k işte, ben ne diyorum o ne
diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten,
demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara
tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere
normalleşiyor. E peki, tansiyon ve nabız günde üç kez
normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne bu
isten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa
Orhan i_t_i_n_d_e_n ne farkım kalır? Onun tansiyonu da
normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....

ONUNCU SAAT

Sevgili günlük,
Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini
duymuştum. Hiç de değilmiş. Az önce yemek yedim,
iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım.
Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.

ON BiRiNCi SAAT

Acaba azaltarak mı bıraksam? Sadece yemeklerden
sonra içsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım.
Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım,
oyalanırım.

ON ÜÇÜNCÜ SAAT

iki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum.
"abi bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."

ON DÖRDÜNCÜ SAAT

Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine
benzer bir sigara içme isteği uyandı. Çöpe attığım
sigara paketini ararken telefon çaldı, Orhan'mış.
"Sağlığında yeni düzelmeler var mi?" diye sorup
kahkaha attı. Vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde
basarisiz olmamı bekliyor demek ki. Bu beni
sinirlendirmekten çok kamçıladı. Ulan Orhan,
görüşürüz bakalım. ilk işim sigara paketinin olduğu
çöp torbasını evden atmak.

ON YEDINCI SAAT

Sevgili günlük,
Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp
torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı götürmüş.
Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya
başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve sinirli
biri olup Fatih'e benzemeyeyim sakın?

YiRMi DÖRDÜNCÜ SAAT

Sevgili günlük,
Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra
kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha,
ne dersin? Orhan'ı aradım az önce, sana en fazla 15
gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin azalmasından
söz ettim, güldü. Gül bakalım Orhan efendi, gül...
Gidip kabak çekirdeği alayım...

iKiNCi GÜN

Sevgili günlük,
Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo
kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan okusaydım
keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını "kabak
çekirdeğinin cinsel güce katkılarına ayırmış..
Allah'ım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? Ulan yüz
gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? Bundan sonra
o dükkanın önünden geçemem.

ÜÇÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük,
Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın
üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden
itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da güzeli,
sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim, kızın
yanında arıza yapmasam bari...

DÖRDÜNCÜ GÜN

Sevgili günlük,
Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum
başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey iyi
başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben
sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı
çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş.
Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp
karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka
söyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun
yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez
böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye
başladım. Bir yandan da musakkayı yemeye
çalışıyorum. Kız kaçmaya başladı, ben de
peşinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan köpükler
çıktığını fark edince durakladım. Elimdeki tabağı çöpe
atıp eve döndüm. Sevgilimin telesekreterine not
bıraktım, umarım arar...

BESiNCi GÜN

Bu sabah Yataş'dan çek-yat gelecekti, öğlene
kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden
sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye
başladım. Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim?
Sabah dediysen sabah getir. Adamlar saat üçte
geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup
kaçtılar. Yataş'ı arayıp siparişi iptal ettim,
istikbal'i var Mobella'sı var canım, bana ne yani...

ALTINCI GÜN

Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip
bir çuval zır zır yaptı. Zaten ona moralim bozuk, bir
de Orhan gelip karşımda fosur fosur sigara içmesin
mi? Dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya çalışarak
içime çekmeye çalıştım. Ulan özlemişim be...

YEDiNCi GÜN

Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim.
Gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye
başladım. Discovery Channel'da Timsah Avcısı diye bir
lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline bir
yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek
gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş. Ya
arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National
Geographic'i açıyorum, zürafalar var, daha iyi. Ama
zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor.
Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya
karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen
çalkalayınız" yazmışlar. Çal-ka-la-mı-yo-rum.
Mecbur muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. Para
almasını biliyorsunuz eşşoğlu eşşekler sizi be!

SEKiZiNCi GÜN

Aksam arkadaşlarla bira içmeye gittik. Bu insanlar
ne kadar anlayışsız var ya günlük, aklın oynar. Ulan
zaten sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış, hala
üzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise çıktı,
dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de
"sigarayı bıraktığından beri kilo aldın lan
koca g.t" deyince dayanamayıp kafa attım Orha'a.
Yapmasam iyiydi.

DOKUZUNCU GÜN

Orhan arayıp bir daha benimle görüşmek
istemediğini söyledi. Çok umurumdaydı lavuk. Gereken
cevabi verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum
yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden
bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek
bırakma maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok
yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.

ONUNCU GÜN

Sevgili günlük,
Sana ne zamandır sevgili günlük diye
seslenmediğimi fark ettim. Oysa sen bu dünyada beni
anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu
biliyor musun, sevgilim beni terk etti. Alçak kadın,
manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. Bu arada
kabak çekirdeğinin b.kunu çıkardım, her tarafımda
sivilce çıktı.

ON BiRiNCi GÜN

iki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli
yöntemlerinden söz etmiştim. Ben iki yöntemi
birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım.
Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum.
O kadar zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel
kafası var, şaşırırsın.

ON iKiNCi GÜN

Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım.
Ha üç, ha beş. Eskiden günde bir paket içiyordum,
şimdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...

ON ÜÇÜNCÜ GÜN

Bugün gazetede Amerika'da yapılan bir araştırmayla
ilgili haber okudum. Habere göre günde 10 taneye kadar
sigaranın çok fazla zararı yokmuş. Üstelik sigaranın
markasını değiştirmekten falan bahsedilmiyordu. Madem
öyle günde 10 tane Camel içebilirim.

ON DÖRDÜNCÜ GÜN

Sevgilimi ve Orhan'ı arayıp özür diledim.
Sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi.
Ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi
unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim. Orhan
aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş
yavaş sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete
geçmiş. Neyse barıştık ve yarin aksam buluşmaya
karar verdik.

ON BESiNCi GÜN

Orhan'la güzel bir lokantaya (ekselans) gittik.
İçtiğim sigaraları saymadım. Orhan'ın da
dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek
içiyorum, kime ne? Sana da soruyorum
günlük, sana ne..?

ON ALTINCI GÜN

Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya
tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım.
Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım
sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir daha
isim olmaz seninle....

alıntı:CaVell