| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
.................................................................................................................................................................................................................................................................................................
Image Hosted by ImageShack.us
Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...
Image Hosted by ImageShack.us..........
g ü l e r y ü z l ü . s i t e
________ y e t i ş k i n ________

güleryüzlü site

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

11 "sevgi" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"sevgi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kır gönlünün zincirini - Orhan Gencebay

İşte sevgim işte aşk
Dilediğince al senin olsun
İşte sevgim işte aşk
Dilediğince al senin olsun

Kır gönlünün zincirini
Neşe mutluluk sar senin olsun
Kır gönlünün zincirlerini
Neşe mutluluklar senin olsun

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

Hergün de bir müjdenin
Gizliliği var bulmasını bil
Hergün de bir mutluluk
Müjdesi vardır bulmasını bil

Sen yeter ki kıymet verip
Seni seveni sevmesini bil
Sen yeter ki kaybetmeden
Seni seveni sevmesini bil

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

                                  

Çiçek'le Su'yun aşkı

    Günün birinde çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri arkadaşlıkları güzel bir şekilde devam eder. Birbirlerini tanımaları için zamana ihtiyaç olduğununda farkındadırlar. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, Su'ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar su'ya olan sevgisi için. Öyle bir zaman gelir ki, artık su'da çiçeğine karşı içinde birşeyler hissetmeye başlar.
    Çiçek ile Su ilk kez aşık oluyorlardır. Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek;
' Su acaba beni seviyor mu? Diye düşünmeye başlar. Çünkü Su çiçeğe fazla ilgi göstermemektedir.Halbuki
çiçek böyle bir ilgisizliğe alışkın değildir.
Ve sonunda çiçek dayanamaz duruma gelir. Çiçek Su'ya ''Seni Seviyorum'' der.
Su da : "Ben de seni seviyorum'' der.
Aradan zaman geçer; ve çiçek yine Su'ya ''Seni seviyorum'' der.Su çiçeğe aynı yanıtı verir.'' Ben de..."  der.
Çiçek sabırlıdır.Bekler,bekler,bekler....artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek etrafa o güzel kokusunu saçamaz olur ve son kez Su'ya ''seni seviyorum'' der.Su' da isteksiz bir şekilde "Ben de..." der.
   Çiçek , bu ilgisizlik sonucu yataklara düşer, hastalanmıştır.Rengi solmuş, çehresi sararmıştır. Su çiçeğini hasta yatağında beklemektedir, yardımcı olmak için. Bellidir ki çiçek artık ölecektir.Çiçek son kez su'ya
doğru başını döndürerek, " Seni çok seviyorum'' der.Bu durum karşısında su hüzünlenir, gözlerinden yaşlar süzülür. Ve çiçeğine bir doktor çağırır. Doktor gelir ve çiçeği muayene eder, ve çiçeğin durumunun ağır olduğunu ve elinden bir şey gelmediğini söyler. Su merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olacak hastalığı
öğrenmek ister, doktor'dan. Doktor; su'ya şöyle bir bakar ve : "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum " der.
   Ve su anlamıştır artık, sevgiliye, sadece ''Seni seviyorum'' demek yetmemektedir. Çünkü seviyorsan; ilgileneceksin,özleyeceksin,arayacaksın,merak edeceksin ve hep yanında olacaksın. Çünkü sevgi kolay kazanılmıyor.

Eşinizle mutlu olun...

                              

              ***********************
               EŞİNİZ VE SİZ
              ***********************
1.Tedavi edilemez derecede romantik olun.

2.Birlikte kitap okuyun,elele tutuşun ve birlikte düzenli yürüyüşler yapın.

3.Gülümsemeler bulaşıcıdır.Ona da bulaştırın.

4.Güvenilir bir sırdaş olun ve onu hiç kimseye şikayet etmeyin.

5.Onun en sevdiği çiçeği,rengi,müziği,şiiri ve yazarı bilin.

6.Ona ,beklemediği hoş süprizler yapın.Hiçbir neden yokken de kart ya da
küçük aşk notları yollayın.

7.Birbiriniz için özel ve gizli takma adlar bulun.

8.Aşk birlikte saçmalamaktır.Arada bir birlikte sonuna kadar saçmalayın.

9.Kimin haklı olduğunu tartışmayın.Neyin doğru olduğuna karar verin.
her tartışma sonunda barış anlaşmasını bir öpücükle imzalayın.

10.Sevdiğinizi yalnızca onun duyabileceği biçimde eleştirin.
Övgünüzü ise bütün dünyaya duyurun.

11.Bedeninize iyi bakın.Daima sağlıklı olmayı hem kendinize hem ona borç bilin.

12.Bir kucaklaşmadan ilk ayrılan siz olmayın.

13.Eş seçmek kitap seçmeye benzer.İyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir.
İçeriği sağlam olmadıkça sonunu getirmek zordur.

14.Aşk için evlenin.Hem eşinizin hem kendinizin en iyi arkadaşı olun.

Sevgi

Yaşayarak anladım...

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Can YüceL

ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ




Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.

Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur.

İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
"Sırf senin hatırın için ey su" diye...

Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.

Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
"Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.

Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni
seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...

Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.

Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...

Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben,
gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."

Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.


Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
"Seni seviyorum" demek yetmemektedir...

Çİçeklerin dili...

 

Sevdiğimize duygularımızı çiçeklerle de anlatırız...

Genelde sevdiğimizi ifade etmek isteriz ama her çiçeğin farklı anlamlar taşıdığını da biliyoruz...

Peki nedir bu anlamlar ?

İşte cevabı...

 

Sarı lale: ''umutsuz aşk''
Açelya: "Gerçek şu ki herşey bitti"
Akasya: "Seni beğeniyorum"
Beyaz Akasya: "Bizimki temiz sevgi, belki biraz arkadaşça... "
Ardıç: "Seni koruyacağım"
Çan Çiçeği: "Aşkımıza sadakatle bağlıyım"
Çin Gülü: "Zarif ve güzelsin"
Çuha Çiçeği: "Çok güzelsin"
Fulya: "Sevgilim, geri dön... "
Gardenya: "Beni unutma, gerçek aşkımsın"
Gelin Çiçeği: "Mutlu olabiliriz"
Pembe Gül: "Arkadaşımsın"
Kırmızı Gül: "Seni seviyorum"
Kırmızı Gül Goncası: "Genç ve güzelsin"
Hanımeli: "Sana bağlılığım sonsuza dek sürecek"
Hercai Menekşe: "Aklımı meşgul ediyorsun, ama bundan şikayetçi değilim"
Kaktüs: "Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız"
Kamelya: "Kusursuz bir aşıksın"
Kırmızı Karanfil: "Kalbimi kırdın"
Pembe Karanfil: "Seni unutmayacağım"
Kırçıllı Karanfil: "Üzgünüm, ama bitmek zorunda"
Sarı Karanfil: "Üzgünüm, ama bitmek zorunda"
Krezentem: "Beni hayal kırıklığına uğrattın"
Kırmızı Lale: "Aşkımı itiraf etmek istiyorum"
Mor Leylak: "İlk görüşte sana aşık oldum"
Mavi Menekşe: "Düşüncelerimi zaptettin"
Mimoza: "Fazla alıngansın"
Orkide: "Çok güzel ve özelsin"
Papatya: "Temiz kalbin simgesi"
Petunya: "Umudunu yitirme"
Portakal: "Ben de seni seviyorum"
Sardunya: "İçin rahat olsun, her zaman yanındayım"
Yasemin: "Güzel ve çekicisin"
Zambak: "Seni neşeli ve nazik buluyorum"

 

Dört mum...

 

Bir odada dört mum hem ağır ağır yanıyor, hem de aralarında dertleşiyorlardı. Birinci mum:
“Ben barışı simgeliyorum” diyordu, “Yani ben barışın mumuyum. Ama ne yazık ki dünya savaş alanına döndü. Güçlü devletler gözlerine kestirdikleri güçsüz devletleri yutuyor. Masumları, mazlumları çıkarları uğruna katlediyorlar. Anlayacağınız misyonumu tamamladım. Kimse benim yanık kalıp ışık saçmamı istemiyor.”
Birinci mumun alevi önce hazin hazin titredi, sonra aniden söndü. İkinci mum alevini hafiften dalgalandırarak söze başladı: “Arkadaşımız haksız sayılmaz” dedi, “Hatta aynı durum benim için de geçerli. Biliyorsunuz ben inancı simgeliyorum, yani inancın mumuyum. Hazin ki, günümüzde her şey parayla ölçülüyor. Madde mânâyı zayıflattı. Neredeyse herkes maddeci oldu. Üç kuruş için adam kesiyorlar. Bu duruma daha fazla dayanabileceğimi sanmıyorum. Artık söneceğim.”
Konuşması biter bitmez esmeye başlayan hafif bir rüzgârın etkisiyle o da sönüverdi.
Söz sırası üçüncü muma gelmişti. Üzgün bir sesle, "Biliyorsunuz ben sevgiyim!” diye konuştu, “Yanık kalmak için çok çabaladım, ama olmuyor; gücüm tükendi. İnsanlar çoktandır beni unuttular. Bir kenara fırlattılar. Aşkı, sevgiyi öldürdüler. En yakınlarını bile sevmiyorlar. Böyle bir dünyada yanıp duramam.” Üçüncü mum da söndü.
Bir çocuk girdi odaya. Dört mumdan üçünün söndüğünü görünce merakla yanlarına gitti: “Neden yanmıyorsunuz?..” diye sordu. Sönmüş mumlar cevap veremediler. Bu kez çocuk odada yanık kalan tek muma döndü: “Bunların yanmadığı yerde sen nasıl yanıyorsun?“
“Çünkü ben umudum” diye cevap verdi sonuncu mum, "Umudun mumu hiç sönmez.”
Çocuğun yüzüne sımsıcak gülümsedi: “Üzülme” diye devam etti sözlerine, “Benim alevimle diğer mumları yakabiliriz. Böylece hepsi yeniden işlevlerini sürdürürler.”
Ve barış mumunu, inanç mumunu, sevgi mumunu tekrar yaktı... Mumlar sonsuza kadar yanacak.