Kendi blogunu oluştur ;)


Hosted by CartoonDollHost.com
Hosted by CartoonDollHost.com

güleryüzlü site...

*~*~*~*~* Öğrendim ki... : Şarabı şerli görüp de şaraba olma kızar, şarap testisi içinde ne varsa dışarı o sızar. *~*~*~*~*

6 tane "kadın" etiketli yazı bulundu "kadın" tagli diger ogeler resimler , videolar

Mutluluk gömleği



Bir hükümdar amansız bir hastalığa yakalanmıştı. Ülkenin bütün hekimleri saraya geldi, komşu ülkelerin hekimleri de çağırıldı. Ama hastalığa hiçbir çare bulunamadı. Hükümdar, herkesin gözü önünde her gün biraz daha erimeye devam ediyordu. Umutsuzluk içinde çırpınırken son çare olarak bütün falcıların, büyücülerin bulunup saraya getirilmesini istedi.

Adamları koşuşturdu. Ülkede ne kadar adı falcıya büyücüye çıkmış insan varsa toplayıp getirdiler.

Falcılar, büyücüler hükümdara tek tek baktılar, bildikleri bütün numaraları yaptılar, ama hiçbiri herhangi bir iyileşme sağlayamadı.

Hükümdar artık iyiden iyiye umutsuzluğa düşmüşken günün birinde sarayının kapısına bir yaşlı kadın geldi. Bu kadın hükümdarın derdini nasıl çözeceğini bildiğini söylüyordu!

Yaşlı kadını hükümdarın yanına götürdüler.

Hükümdar yatağında doğrulamadan,
“Söyle kadın” diye güç bela konuştu:
 “Neymiş senin çaren!”


Kadın bildiği çareyi anlattı:
 “Adamlarınız ülkeyi dolaşacak, ülkenin en mutlu adamını bulacak, onun gömleğini alacak ve size getirecek. Siz de bu gömleği giyince iyileşeceksiniz...”


Hükümdar emir verdi, adamları hemen ülkeye dağıldı. Önce en zenginlerin kapısını çalmaya başladılar. Ama hangi zenginle gidip konuştularsa onun hiç de tahmin ettikleri gibi mutlu olmadığı gördüler. Aralarından bir iki kişi, en değerli gömleklerini verdi. Hükümdar gömlekleri giydi fakat bunların da herhangi bir faydası olmadı. Böylece o gömleklerin sahiplerinin söyledikleri gibi mutlu olmadıkları ortaya çıktı.

Hükümdar köpürüyor, adamları bütün ülkeyi adım adım dolaşıyor, artık zengin fakir dinlemeden mutlu insan arıyor ama bir kişi bile bulamıyorlardı.

Durmaksızın dolaşırken susuz kalan hükümdarın adamlarından birkaçı dökülen bir kulübenin yanından geçmekteydi. Su istemek için yaklaştıklarında içeriden gelen sesi duydular.

Bir adam kendi kendine konuşuyordu:

“Ne kadar mutluyum, benden iyisi yok, karnımı doyurdum, yarın çalışabilecek gücüm de var... Benden iyisi yok...”

Hükümdarın adamları suyu falan unutup hemen içeri daldılar. Bu son derece yoksul kulübede bir adam yere oturmuş, kağıt üzerine serdiği peynir ekmeğin son kırıntılarını ağzına atarken bir yandan da türkü söylüyordu.

Hükümdarın adamları
“Nihayet bulduk” diye adama doğru hamle ettiler ve yanan tek bir mumun zayıf ışığında adamın gömleğinin olmadığını gördüler....

KADININ GÖZYAŞLARI...

 

 

Küçük bir erkek çocuk annesine sordu;
"Niçin ağlıyorsun ?"
"Cünkü ben kadınım" diye cevapladı annesi.
"Anlamadım !" dedi çocuk.
Annesi <...>nu kucaklayıp;
"Ve hiç bir zaman da anlayamayacaksın!" dedi.

Çocuk bu sefer babasına;
"Baba, annem niçin ağlıyor?" diye sordu.
Babanın cevabı;
"Bütün kadınlar Sebepsiz ağlayabilen yapıdadır"

Küçük oglan büyüdü, yetişkin adam oldu ve hala kadınların niçin agladıklarını keşfedemedi. Nihayet öldükten sonra cennete gittiginde Allah'a sordu. "Allahım!" dedi "Kadınlar niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?"
Allah dedi ki...
"Ben kadınlari özel yarattım!... Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına ragmen baskalarına teselli verecek kadar yumusak omuzlar; doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim. Başkalarının kuvvetinin kalmadığında devam edecek azmi, ailesinin hastalığında yorgunluğa papuc bıraktırmayacak kudreti verdim. Her türlü ağır şart altında, ve hatta annelerini cok kötü incitselerde cocuklarını sevmek duygusallığını verdim. Bu duygusallık her yaştakı cocuklarının yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip paylaşmalarına yardım ediyor. Kocalarını tum kusurlarıyla sevmek kuvvetini verdim. Onları erkeğin kalbini korumaları için yarattım. Onlara iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim. Tek zayıflık olarak kadınlara birer göz yaşı verdim. Tamamen kendilerinin sahip oldukları, ihtiyaçları olduğunda kullanmak üzere.. İnsanlık için bir gözyaşı..." diye cevapladı.

Kadını güzel yapan şey ne saçı, ne vücudu, ne kendini ne şekilde taşıdığıdır. Kadını esas güzel yapan sevgisini paylaşabilmesi, fedakarliği, sorumluluğu, anlayışı, sadece bilgiye değil ayni zamanda kalbe de yonelik aklıdır.

Yaşlı kadın

 

Bir yaşlı kadın vardı
Gece, gündüz ağlardı
Gözyaşları durmadan
Çağlayan bir pınardı.

Ev dediğin tek oda
Yaşanır mı burada?
Sabah, akşam hep çorba
Dertler bekler sırada.

Bir gün bir adam geldi
Kadına selam verdi
“Satın aldım burayı
Boşalt odayı “dedi.

“Vay benim dertli başım
Hiç dinmedi gözyaşım
Nerelere giderim
Yok bir dikili taşım.“ .

“Bugün var, yarın yoksun
Kalacak yerin olsun;
Karşıdaki arsaya
Yatağını kurarsın. ”

“Aman oğlum olur mu?
Düşene vurulur mu?
Etmeyin, eylemeyin
Sokakta yatılır mı? “

Gün döndü, yarın oldu
Odasından taşındı
Geceleri arkadaş
Ay ile yıldız oldu.

...............................Serdar Yıldırım

paslanmanın sebebi...

 

Yaşlı kadın doktora gitmişti.

Doktor muayene ettikten sonra, "hanımefendi sizin diliniz paslı "dedi.


Yaşlı kadın cevap verdi:

"iki gündür gelinimle kavga etmiyorum, acaba ondan mı paslandı doktor bey?"

EN KRAL 1 0 ' da İ L K S I R A
YAR GİTME
İsmail YK
*......*......*......*......*......*......*......* *......*......*......*......*......*......*......*
*......*......*......*......*......*......*......* *......*......*......*......*......*......*......*