Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image Hosted by ImageShack.us


Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...

güleryüzlü site...

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

2 tane "ada" etiketli yazı bulundu "ada" tagli diger ogeler resimler , videolar

ADA

 

Bir zamanlar, bütün duyguların
üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve
tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu,
duygulara haber verilmiş.
Bunun üzerine hepsi,
adayı terketmek için
sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş.
Çünkü, mümkün olan en son ana
kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman,
Aşk, yardım istemeye karar vermiş.
Zenginlik,
çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş.
Aşk,
"Zenginlik, beni de yanına alır mısın?"
diye sormuş.
Zenginlik,
"Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın
ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki
Kibir'den yardım istemiş.
"Kibir, lütfen bana yardım et!"
"Sana yardım edemem Aşk.
Sırılsıklamsın
ve yelkenlimi mahvedebilirsin."
diye cevap vermiş Kibir.
Üzüntü yakınlardaymış
ve Aşk, yardım istemiş:
"Üzüntü, seninle geleyim..."
"Off, Aşk, o kadar üzgünüm ki,
yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş
ama o kadar mutluymuş ki,
Aşk'ın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş:
"Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş.
Aşk o kadar şanslı ve
mutlu hissetmiş ki kendini
onu yanına alanın kim olduğunu
öğrenmeyi akıl edememiş.

Yeni bir kara parçasına vardıklarında,
Aşk'a yardım eden, yoluna devam etmiş.
Ona ne kadar borçlu olduğunu
farkeden Aşk, Bilgi'ye sormuş:
"Bana yardım eden kimdi?"
"O, Zaman'dı" diye cevap vermiş Bilgi.
"Zaman mı?
Neden bana yardım etti ki?"
diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:
"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar
büyük olduğunu anlayabilir..."

Prens ve sihirbaz

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,

duyduğu her şeye inanan bir prens varmış. Ama tek inanmadık-

ları prensesler, adalar ve Tanrı'ymış. Babası kral ona bu şeylerin

varolmadığını söylemişmiş. Babasının diyarında prensesler, ada-

lar ve Tanrı'nın varlığını gösteren bir işaret olmadığı için, genç

prens babasının dediğine inanırmış.

Ama günlerden bir gün, prens saraydan kaçmış, komşu ülkeye

gitmiş. Orada kıyıdan uzak adalar ve bu garip adaların üzerinde

adını koymaya cesaret edemediği baştan çıkarıcı yaratıklar görüp

şaşırmış. Bir tekne ararken, iki dirhem bir çekirdek bir adam kıyı

boyunca ilerleyip yanına gelmiş.

"Bu adalar gerçek mi?" diye sormuş genç prens.

"Tabii ki gerçek" diye yanıtlamış iyi giyimli adam.

"Ya bu garip ve baştan çıkarıcı yaratıklar?"

"Hepsi de gerçek birer prenses."

"Öyleyse Tanrı vardır" diye haykırmış prens.

"Ben Tanrı'yım" diye yanıtlamış iyi giyimli adam, başıyla hafif-

çe selamlayarak.

Genç prens çabucak yurduna dönmüş.

"İşte geldin geri" demiş babası kral.

"Adalar gördüm, prensesler gördüm, Tanrı'yı gördüm" demiş

genç prens biraz kınamayla.

Kral bundan etkilenmemiş.

"Gerçek adalar, gerçek prensesler, gerçek tanrı yoktur."

"Ama gözlerimle gördüm."

"Tanrı nasıl giyinmişti?"

"Tanrı iki dirhem bir çekirdekti."

"Elbiselerinin kollarını sıvamışmıydı?"

Prens sıvalı olduklarını anımsamış. Kral da gülümsemiş.

"Sihirbazın üniforması bu. Oyuna geldin."

Bunun üzerine, prens tekrar komşu ülkeye gitmiş ve aynı kıyıda

karaya ayak basmış, bir kez daha iyi giyimli adamla karşılaşmış.

"Babam kral bana kim olduğunuzu söyledi" diye açıklamış genç

prens horgörüyle. "Beni bir kez aldattınız, bir daha size kanmaya-

cağım. Bu adaların gerçek adalar, bu prenseslerin gerçek prenses-

ler olmadıklarını biliyorum, çünkü siz bir sihirbazsınız."

Kıyıdaki adam sakin sakin gülümsemiş.

"Seni aldatan ben değilim oğlum. Babanın diyarında birçok ada,

birçok prenses var. Ama baban seni büyüsü altına almış, hiçbirini

göremiyorsun."

Prens düşünceler içinde ülkesine dönmüş. Babasını görünce,

dosdoğru gözlerinin içine bakmış.

"Baba, sizin geçek bir kral değil, sadece bir sihirbaz olduğunuz

doğru mu?"

Baba gülümseyip kollarını sıvamış.

"Doğru oğlum. Ben yalnızca bir sihirbazım."

"Öyleyse kıyıdaki adam Tanrı'ydı."

"Kıyıdaki adam da başka bir sihirbazdır."

Asıl gerçeği öğrenmem gerek, sihrin ötesindeki gerçeği.

"Sihrin ötesinde bir gerçek yoktur" demiş kral.

Prensin içini bir hüzün kaplamış.

"Kendimi öldüreceğim" demiş.

Kral, sihri yaparak ölümü göstermiş. Ölüm kapının eşiğinde durup

prense kendisini izlemesini işaret etmiş. Prensin tüyleri diken

diken olmuş. Harika adaları, harika ama gerçekdışı adaları,

gerçekdışı prensesleri, gerçekdışı ama harika prensesleri anımsamış.

"Peki" demiş, "görüyorum ki buna da katlanılabilir."

"Gördün mü oğlum" demiş kral, sen de sihirbaz oluyorsun."

alıntı:
NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE ..!
EN KRAL 1 0 ' da birinci :
Aşk Bir Izdırap
ZARA
*......*......*......*......*......*......*......* *......*......*......*......*......*......*......*
MİSAFİRLERİM
*......*......*......*......*......*......*......* *......*......*......*......*......*......*......*
******************************************
*~*~*~*~*~*
*~*~*~*~*~*
******************************************