| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
.................................................................................................................................................................................................................................................................................................
Image Hosted by ImageShack.us
Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...
Image Hosted by ImageShack.us..........
g ü l e r y ü z l ü . s i t e
________ y e t i ş k i n ________

güleryüzlü site

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

20 "şiir" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"şiir" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Sevda

 

Bunca yıl sonra sevdayı tanıdım
Bir sıcaklık sardı içimi
Ben sevda oldum.
Sabah kalkıyorum odamda sevda
Lavabonun suyu sevda akıyor
İçtiğim çay sevda kokuyor
Peynir sevda tadında.
Zeytin sevda mayhoşluğunda

Elbisemin içi sevda
Cüzdanım sevda
O ne ayakkabı bile sevda olmuş
Fırlıyorum dışarıya
Sevda kokan havayı çekiyorum içime
Güneşe bakamıyorum
Sevda sıcaklığı vermekte.

Atmak istiyorum kafamdan
Çıkmıyor.
Sakız gibi yapışmış beynime.
Alıp çiğniyorum ağzımda
Yutamıyorum.
İçim sevda dolu.

Akşam kızıllığına bakıyorum
Orada sevdanın saçları
Deniz kenarındayım
Kumsalda sevda
Deniz suyu ile yıkanmak istiyorum
Sevdadan kurtulmak için
O da ne?
Tüm balıklar sevda olmuş.

Gece gökyüzünde binlerce Sevda
Kocaman bir Sevda etrafında
Dönüp dönüp göz kırpıyorlar
Bir akşam serinliği vuruyor yüzüme
Sevdanın nefesi.

Yatağıma yatıyorum sevda
Gözlerimi kapatıyorum
Sevda kirpiklerime oturmuş
Gülücükler dağıtıyor.
Gecenin yarısı uykuda
Rüyalarımda sevdayı görüyorum.

Oh nihayet ölmüşüm artık.
Sevdayı öbür dünyada bırakmışım.
Bir rahatım, bir huzurluyum sorma
Ne güzel sevdasız bir dünya
Bir melek yaklaşıyor yanıma
Beyaz giysiler içinde.
Soruyorum adın ne senin?
Gülerek cevaplıyor
Sevda! ! !
 

İbrahim Coşar

 

Göl (şiir)

               

.

(¯`´•.¸ ___ GÖL ___¸.•´´¯)

.

Ebedi gecesinde bu dönüşsüz seferin
Hep başka sahillere doğru sürüklenen biz
Zaman adlı denizde bir gün, bir lahza için
Demirleyemez miyiz?


Ey göl, henüz aradan bir sene geçti ancak,
Seyrine doymadığı o canım su yanında
Bir gün onu üstünde gördüğüm şu taşa, bak
Oturdum tek başıma!


Altında bu kayanın yine böyle inlerdin;
Gene böyle çarpardı dalgaların bu yara,
Ve böyle serpilirdi rüzgarla köpüklerin
O güzel ayaklara.


Ey göl, hatırında mı? bir gece sükut derin,
Çıt yoktu su üstünde, gök altında uzakta,
Suları usul usul yaran kürekçilerin
Gürültüsünden başka.


Birden şu yeryüzünün bilmediği bir nefes
Büyülenmiş sahilin yankısıile inledi.
Sular kulak kesildi, o hayran olduğum ses
Şu sözleri söyledi:


“Zaman, dur artık geçme, bahtiyar saatler siz,
Akmaz olunuz artık!
En güzel günümüzün tadalım o süreksiz
Hazlarını azıcık!


“Ne kadar talihsizler size yalvarır her gün,
Hep onlar için akın;
Günleriile birlikte dertlerini götürün,
Mesutları bırakın.


“Nafile, isteyişim geçen saniyeleri;
Akıp gidiyor zaman;
Geceye: “daha yavaş” deyişim boş; tan yeri
Ağaracak birazdan.


Sevişmek! hep sevişmek! akıp giden saatin
Kadrini bilmeliyiz!
İnsan için liman yok; sahil yok zaman için,
O geçer, biz göçeriz!”


Kıskanç zaman, kabil mi sevginin kucak kucak
Bize zevki sunduğu sarhoş edici anlar,
Kabil mi uzaklara uçup gitsin çabucak
Matem günleri kadar?


Nasıl olur kalmasın bir iz avucumuzda?
Nasıl olur her şey büsbütün silinerek?
Demek vefasız zaman o demleri bir daha
Geri getirmeyecek?


Loş uçurumlar: mazi, boşluklar, sonrasızlık,
Acaba neylersiniz yuttuğunuz günleri?
Alıp götürdüğünüz derin hazları artık
Vermez misiniz geri?



Ey göl! dilsiz kayalar! mağralar! kuytu orman!
Siz ki zaman esirger, tazeler havasını,
Ne olur, ey tabiat, o günleri saklasan
Bari hatırasını!


Sakin demlerde olsun, deli rüzgarda olsun,
Güzel göl, etrafını süsleyen oyalarda,
O kapkara çamlarda, sularına upuzun
Dökülen kayalarda!


İster meltemlerinde, bir ürperişle esen,
Seslerde, ister uzak ister yakın olsun,
Yahut gümüş pullarla sular üstünde yüzen
Ay ışığında olsun!


Kuduran fırtınalar, sazlar bize dert yanan,
Meltemini dolduran kokular, hep beraber,
Ne varsa işitilen, görülen ve koklanan,
Desin ki: “Seviştiler!”
.
  Alphonse De Lamartine

Sere Serpe

Uzanıp yatıvermiş, sere serpe;

.
Entarisi sıyrılmış hafiften;

.
Kolunu kaldırmış, koltuğu görünüyor;

.
Bir eliyle de göğsünü tutmuş.

.

İçinde kötülüğü yok, biliyorum;

.
Yok, benim de yok ama...

.
Olmaz ki!


Böyle de yatılmaz ki!

.

Orhan Veli Kanık

___<>(¯`´•.¸~____/\____~¸.•´´¯)(¯`´•.¸~____/\____~¸.•´´¯)<>___

BEKLETEN ŞİİR

 

BEKLETEN ŞİİR


Anne karnında

Dokuz ay on gün,

Allah'ın emriyle

Bir ömür bekle...

Anayla,babayla

Komşu çocuklarıyla

Oynarken sokakta

Büyümeyi bekle...

Mavi önlüğü giyip

Gittiğinde okula

Okumayı yazmayı

Bahar sonu karneyle

Yaz tatilini bekle...

Sınavlara girmeyi

Dereceler yapmayı

Bir okul kazanmayı

Bir meslekte kalmayı

Evlenmeyi bekle...

Askerlikte gün sayıp

Vatan borcunu yapıp

Tezkereyi de alıp

Eve dönmeyi bekle...

Uzun ince bir yolda

Ayrılık varsa falda

Gurbetteki sevgilin

Dönecek diye bekle...

Mutlu yaşam kurmayı

Çocuk sahibi olmayı

Hayallere ermeyi

Geleceğini bekle...

Doğdu doğacak diye

Yarın emekler diye

Okulda n'apar diye

Merak ederek bekle...

Bir ev,  araba için

Para umut ederek

Loto,toto ,sayısal

Kazanmayı bekle...

Bankaların önünde

Maaş alacam diye

Aldığını borçlara

Yatırmak için bekle...

Ah şu okula girse

Yüksek okul bitirse

Bir de bir işe girse

Olacak  diye bekle...

İşinde başarmayı

Sağlıklı yaşamayı

Sağ kalıp hak almayı

Emekliliği bekle... 

Vakti geliyor  diye

Bulsa gelse ;  hediye

Hayırlısıdır diye

Evlendirmeyi bekle...

Torun tombalak olsun

Evin içine dolsun

Gönüller mutlu olsun

Diye bir umut  bekle...

Geçen ömür hayırsa

Sağlık başa kalırsa

Çok mutlu da olunsa

Bir gün " ÖLÜM" ü  bekle...

STAŞERM

BU VATAN KİMİN ?

BU VATAN KİMİN ?


Bu vatan, toprağın kara bağrında
Sıradağlar gibi duranlarındır;
Bir tarih boyunca, onun uğrunda
Kendini tarihe verenlerindir...

Tutuşup: kül olan ocaklarından,
Şahlanıp: köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından,
Alnına ışıklar vuranlarındır...

Ardına bakmadan yollara düşen,
Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,
Cepheden cepheyi soranlarındır...

İleri atılıp sellercesine,
Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine,
Şu kara toprağa girenlerindir...

Tarihin dilinden düşmez bu destan:
Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı bir yakut olan bu vatan,
Can verme sırrına erenlerindir...

Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,
Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,
Topun namlısında görenlerindi

Orhan Şaik GÖKYAY

ANA ÖĞÜDÜ

ANA ÖĞÜDÜ

Çiçekleri ezme yavrum
Çiçekler bir yüreğe benzer
Çiçek ezen, insan ezer.
  Sakın sen kuş vurma yavrum 
        En engin bir kardeşlikte       
 Uçar kuşlar gökyüzünde.
Tüfekle oynama yavrum
Şakacığı bile çirkin
Bir canlıyı öldürmenin. 
Gel bir çiçek ol sen yavrum 
Kendi ülkenin renginde
Şu yeryüzü demetinde.
		 	
	

KİTAPLARDA ÖLMEK

 

 

KİTAPLARDA ÖLMEK 

Adı, soyadı açılır parantez
Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti 
Kapanır, parantez..
O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı 
Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları. 
Ya sayfa altında, ya da az ilerde 
Eserleri, ne zaman basıldıkları 
Kısa, uzun bir liste. 
Kitap adları 
Can çekişen kuşlar gibi elinizde. 
Parantezin içindeki çizgi 
Ne varsa orda                  
Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci 
Ne varsa orda. 
O şimdi kitaplarda 
Bir çizgilik yerde hapis, 
Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki, 
Öldürebilirsiniz. 

  Behçet  NECATİGİL   

Çocuklara şiirler

 

OKUMAK GEREK

Daha çok şey bilmek için,
İleriyi görmek için,
Gerçekleri görmek için
Daha çok okumak gerek.
Daha güçlü devlet için,
Huzur için, servet için,
Daha mutlu millet için
Daha çok okumak gerek.
Tembellikten vazgeçelim,
Okumayı yol seçelim,
Okumak, bilmektir derim,
Daha çok okumak gerek...
				Bülent ÖZCAN		
		
				alıntı:şiir.gen .tr		
		

Aydede-Aynene

 

AYDEDE-AYNENE

Aydedenin paltosunu
Kim giydirir anne
Gözlüğünü bastonunu
Kim bulup verir eline
Yıldızlar mı verir
Yıldızlar Aydedenin
Torunları mı anne

Aydedenin yemeğini
Kim pişirir anne
Kim yıkar çamaşırlarını
Aynene mi yıkar
Bulutlar su mu döker anne

Aynenenin evi nerde
Gökte mi oturur yerde mi
Niye görünmez  bize
Aynene öldü mü yoksa
Göğe mi gömdüler onu
Yere mi anne

		Ali YÜCE
		

Merdiven (şiir)

MERDİVEN

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak

Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

Eğilmiş arza kanar muttasıl kanar güller
Durur dallarda alevden kanlı bülbüller
Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer

Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta

                                                                                                                           Ahmet HAŞİM