| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
.................................................................................................................................................................................................................................................................................................
Image Hosted by ImageShack.us
Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...
Image Hosted by ImageShack.us..........
g ü l e r y ü z l ü . s i t e
________ y e t i ş k i n ________

güleryüzlü site

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

Yazılar arşiv 04.2008 Other entries in 2008-04 resimler , videolar

Hayvanlar alemi

Ay-Atam Efsanesi

Çok çok eski çağlarda...

Çok yağmurlar yağdı. Gök delinmiş gibiydi. Dünya sele boğuldu, her yanı çamurlar kapladı. Çamurlar akan selle yuvarlanarak Kara Dağ'daki bir mağaraya doldular. Mağaranın içindeki kayalar yarıldı. Yarıkların kimileri insanı andırıyordu. Sürüklenen çamurlar bu insan biçimli yarıkları doldurdular.

Aradan çok zaman geçti....

Yarıklardaki balçıklar sular ile benzeşti, hâllodu. Güneş Saratan burcuna gedi ve havalar çok ısındı. Yarıklardaki balçık sular ile pişti. Yarıkların bulunduğu bu mağara tıpkı bir kadın gibiydi. İçi de insanlara can veren bir kadın karnı gibiydi.

Dokuz ay durmadan yel esti....

Su, ateş, toprak ve yel, insana can vermak için birleştiler. Dokuz ay sonra bir insan çıktı ortaya. Adına Ay-Atam dediler.

Ay-Atam, gökten indi yere kondu. Bu yerin suyu tatlı, havası da serindi.

Sonra yine yağmurlar, seller başladı. Mağara yeniden çamurla doldu. Güneş bu kez Sünbüle burcunda durdu. Sünbüle burcundaki güneşin sıcaklığı ile balçıklar sular ile pişti. Bu kez bir hatun kişi çıktı ortaya. Adına Ay-Va dediler.

Ay-Atam ile Ay-Va evlendiler. Kırk çocukları oldu. Bunların yarısı erkek, yarısı da kızdı. Onlar da evlendiler; soyları çoğaldı.

Bir zaman geldi Ay-Atam ile Ay-Va Hatun'un ömürleri doldu; öldüler. Çocukları, ana-babalarını türedikleri mağaraya gömdüler. Mağaranın kapısını altın kapılar ile kapattılar, dört bir yanını çiçekle süslediler.

Samimiyetin derecesi

KAHRAMAN ER

     Erler sabah yoklamasında, çavuş içlerinden birine soruyor;
     - Söyle bakalım nerdensin ?
     - Maraş'lıyım komutanım..
     Çavuş sinirleniyor ve askere okkalı bir tokat atıyor. Ardından tekrar soruyor
     - bir daha söyle bakalım nerdensin ?
     - Maraş'lıyım komutanım..
     Çavuş bu sefer iyice hiddetleniyor ve askere okkalı bir tokat daha atıyor. Ardından tekrar soruyor
     - ulan sona son defa soruyorum nerelisin ?
     - Kahramanmaraş'lıyım komutanım..
     - Hah şimdi oldu diyor çavuş ve yanındakine soruyor,
     - Oğlum sen nerelisin ?
     - Kahramansinop'luyum komutanım !

ÖNCE SEN BAŞLATTIN


     Adamın biri iş başvurusunda bulunmuş. Görüşmeye çağırmışlar; görüşme sonuna doğru ortalama bir tip olan adama yöneticisi sormuş;
     -Peki beklentilerin ne? seni ne tatmin eder? Arkadaş saymaya başlamış;
     -Öncelikli olarak bir araba istiyorum, ayrıca su anda bulunduğum dairenin kirası biraz fazla onu da şirketin karşılaması iyi olur, maaş olarak da 3000$ dan aşağı çalışmam. Şirket yöneticisi, dinler ve ;
     -Biz sana son model bir Cherokee ve Tarabya'da bir villa vereceğiz, ayrıca bizim bu pozisyonumuz için planladığımız maaş 6000$, demiş.
     Bizim elemanın gözleri fırlamış;
     -Şaka yapıyorsunuz, demiş. Şirket yöneticisi yapıştırmış;
     -Önce siz başlattınız...

En büyük asker ...

Bedava sirke...

Öbür dünyada maç...

Bir devrin tüm as ve klas futbolcuları cennette buluşmuş. Cennetin baş meleği de futbol meraklısıymış. Şeytanı çağırtmış :
-Cennetle cehennem arasında bir maç düzenleyelim ne dersin?
-Boşuna oynamayalım, biz kazanırız, demiş seytan.
-Olur mu en iyi futbolcular bizde. Ne kadar da kötü futbolcu varsa sizde.
Şeytan şeytanca gülümsemiş :
-Ama bütün hakemler de bizde.

Saate bakmadan tarih yazılır...

Arada bir ayağımız sürçmese bu  sonuçların tadımı olur...