fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
.................................................................................................................................................................................................................................................................................................
Image Hosted by ImageShack.us
Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...
Image Hosted by ImageShack.us..........
g ü l e r y ü z l ü . s i t e
________ y e t i ş k i n ________

güleryüzlü site

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

Beslenme ve Zeka Arasındaki İlişki

 

Beslenme tarzı ve zekâ düzeyi arasında güçlü bir ilişki olduğu uzun zamandan beri bilinmektedir.

Günlük yaşantımızı sürdürebilmemiz ve hareketlerimizi koordine edebilmemiz de vazgeçilmez role

sahip  olan sinir sistemimizinde, besinler ile sağlanacak besin öğelerine ihtiyacı olduğu ve bazı

mineral, vitamin veya diğer besin öğeleri yetersizliklerinde sinir sisteminin ve bilişsel performansın

olumsuz etkilendiği bilinmektedir.

Beslenmemizde yer alan bazı öğelerin, sinir sistemi gelişiminde önemli rolleri olduğu bilinmektedir.

Bu besin öğeleri ise, özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar açısından önemlidir. Zekâ

 üzerinde  etkisi olan ilk besin öğesi, proteinlerdir. Proteinler, doku yapım ve onarımında

 kullanılmasının yanı sıra, proteinlerin yapıtaşları da sinir iletimi için gerekli olan maddelerin

sentezinde kullanılırlar. Bu nedenlerle, proteinler sinir sistemi ve beyin gelişimi açısından

son derece önemli rol oynarlar. Doğal protein kaynakları;

 et ve et ürünleri, yumurta, süt ürünleri, kuru baklagiller ve tahıl ürünleridir.

Zekâ üzerinde etkili olan ikinci önemli grup ise yağlardır. Yağlar içinde yer alan yağ asitleri

 birbirinden farklı işlevlere sahiptir. Sıkça adını duyduğunuz omega-3 yağ asitlerinin göz ve

beyin gelişimi açısından önemi büyüktür. Bunun yanı sıra, yetişkin beslenmesinde sınırlı

 tüketimi önerilen doymuş yağ asitleri de, çocuğun bilişsel gelişimi açısından önemlidir.

Bu nedenle, bireyler gelişimini tamamlayana kadar yağı azaltılmış süt

ürünleri yerine, tam yağlı süt ürünlerini tercih etmelidirler.

Diğer önemli bir grupsa, vitamin ve minerallerdir. A vitamini, tiamin, riboflavin, B6, B12 gibi

vitaminlerin ve demir, çinko, iyot gibi minerallerin zekâ gelişiminde ve sinir sistemi üzerinde

 önemli rollere sahip olduğu bilinmektedir.

A vitamini, omurilik oluşumunda görev almaktadır. Yetersizliği sonucunda, bebeklik çağında

omurilik ile ilgili sorunlar oluşabilir. A vitamininin en iyi kaynakları, karaciğer, balık ve süttür. Bebeklik döneminde ise en iyi

A vitamini kaynağı anne sütüdür. Tiamin, B kompleks vitaminleri arasında yer alan ve

 B1 vitamini olarak bilinen vitamindir. Enerji metabolizması açısından sahip olduğu önemli

 işlevler göz önüne alınırsa, sinir sistemi açısından da çok önemli olduğu görülebilir.

Yetersizliğinde, doğumsal büyüme geriliği ve sakatlıklar meydana gelebilir.

Tiaminin en iyi kaynakları, tam tahıl ürünleridir. Bebekler içinse, anne sütü en iyi kaynaktır.

Riboflavin de B kompleks vitaminlerinden olup, omurilik oluşumunda ve sinir hücrelerini

koruyan yağlı yapının –miyelin- oluşumu için gereklidir ve en iyi doğal riboflavin kaynakları,

süt ve süt ürünleridir. B6 vitamini, beyinde sinir i letimini sağlayan maddelerin sentezinde

rol alan bir vitamindir ve yetersizliğinde bu maddelerde eksiklikler oluşabilir.

 B12 vitamini eksikliğinde ise, omurilikte ağır sakatlıklar oluşabilir. Bu vitaminin kaynakları, hayvansal

besinlerdir ve hiçbir bitkisel besin B12 vitamini içermemektedir.

Demir minerali, beyin ve sinir sistemi açısından çok önemlidir. Çünkü bu mineral, beyinde

 yer alan beyaz maddede yüksek yoğunlukta bulunmaktadır. Demir yetersizliğinde,

bireylerde konsantrasyon bozukluğu ve dikkatsizlik görülür. En iyi kaynağı kırmızı ettir.

Diğer kaynakları ise, etler, kuru baklagil, pekmez, koyu yeşil yapraklı sebzelerdir.

Portakal ve çilekte demir kaynağı sayılmaktadır.

İyot minerali, sinir sistemi açısından çok önemlidir. Çünkü iyot yetersizliği olan gebelerin

çocuklarında zekâ geriliği görülme riski çok yüksektir. Bebeğin beyin gelişiminin,

gebeliğin ilk üç ayında büyük bir kısmı tamamlandığından dolayı da, bu süreden sonra

uygulanan tedavinin veya yanlış beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesinin bir anlamı yoktur.

 Zekâ geriliğinin yanı sıra, iyot yetersizliği düşük ve ölü doğumlarla da ilişkilidir.

İyodun en iyi kaynakları, deniz ürünleri ve iyotlu tuzdur. İyotlu tuzun iyot içeriğinin

zarar görmemesi için, karanlık ve serin bir ortamda ışık geçirmez şişelerde veya

kutularda saklanması gerekir.

Çinko, beyinde yer alan beyaz ve gri maddede bulunduğundan ötürü sinir sistemi için önemlidir.

 Yetersizliğinde, beyin gelişiminde gerilik oluşabilir. Çinkonun en iyi kaynakları, et ürünleri ve

deniz ürünleridir.

Anne sütünün çinko içeriği yüksek olduğundan dolayı bebekler için iyi bir kaynaktır.

Dyt. Gizem Şeber

alıntı:Çocuk Gelişimi