| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
.................................................................................................................................................................................................................................................................................................
Image Hosted by ImageShack.us
Ne mutlu TÜRK 'üm diyene...
Image Hosted by ImageShack.us..........
g ü l e r y ü z l ü . s i t e
________ y e t i ş k i n ________

güleryüzlü site

*~*~*~*~* ‘ HOW HAPPY IS HE WHO CAN SAY “ I am a Turk..! " ' *~*~*~*~*

Allah Allah Ya Baba (SİDİ Mansur)

Kır gönlünün zincirini - Orhan Gencebay

İşte sevgim işte aşk
Dilediğince al senin olsun
İşte sevgim işte aşk
Dilediğince al senin olsun

Kır gönlünün zincirini
Neşe mutluluk sar senin olsun
Kır gönlünün zincirlerini
Neşe mutluluklar senin olsun

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

Hergün de bir müjdenin
Gizliliği var bulmasını bil
Hergün de bir mutluluk
Müjdesi vardır bulmasını bil

Sen yeter ki kıymet verip
Seni seveni sevmesini bil
Sen yeter ki kaybetmeden
Seni seveni sevmesini bil

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

Senin benim olsun bizim olsun
Unut acıları dünün olsun
Gün bugündür bugün
Ne dün ne yarın
Sev gönülden bu hayat
Sev bizim olsun

                                  

Yalnızlığım

 

 


Laleler... Fıskıye... Bir nazlı gülüş... Gök ve hilal...
Bunların hepsi de gönlümde birer hoşça hayal.

Gözlerim aşk ile seyretmedi mehtabı daha,
Başka bir tatla henüz ermedi ruhum sabaha.

Ufku yok, sahili yok, martısı yok bir denizim;
Söyle Tanrım niye bir ben bu kadar kimsesizim?

Yalnızlık

 

"Yalnızlık nedir?" diye sordu çocuk
Gülümsedi kadın
"Memeden kestiğimde seni
İçimde doğan boşluk gibidir" dedi.

"Kokundan uzak kaldığım an gibi mi?" dedi çocuk
"Ses sağnağında yüreğine tek bir tınının değmemesi gibi,
Düşsüz uyku gibi,
Renksiz düş gibi,
Çocuksuz ana kucağı gibi" dedi kadın.

"Yalnızlık nedir?" diye yeniden sordu çocuk
"Aşksız bahar gibi,
Kokmayan çiçek gibi,
Arı konmayan renk gibi" dedi kadın.
Hüzünlendi çocuk,
Gamzelerine iki büyük çaresizlik doldurarak
"Yalnızlık yavrusunun gözlerindeki çaresizlik gibidir" dedi kadın.

"Ağlatacak kadar güçlü müdür?" dedi çocuk,
Sarıldı kadın çocuğa
"Sana akan bu sevdam kadar keskindir" dedi
"Gülümsemene büyüttüğüm umudum kadar güçlü.."

"Acıtır mı insanın canını?" dedi çocuk
"Seni kaybetmenin korkusu kadar acı,
Senin gözyaşlarının ateşinden daha yakıcı" dedi kadın.

"Hep yalnız mıydın?" dedi çocuk
Daldı anılara kadın,
Eski bir aşkın kalıntılarında dolaştı biraz,
Biraz eski mutluluklara dokundu.
Çekingen.. Biraz da özlemli
Bugündeki yalnızlığını yaratan büyük aşkını düşündü.

"Hiç bitmez mi yalnızlığın?" dedi çocuk
O'nun gibi bakmayan
O'nun gibi gülümsemeyenler geldi aklına.
O'nun sarmalarındaki sıcaklığı yaşatamayanları düşündü.
"Büyük aşklar büyük yalnızlıklar doğurur` dedi kadın
Sarıldı çocuğa kadın
Umuda sarılır gibi
Yalnızlığını yıllara gömer gibi
Sarıldı sevdasının en güzel meyvesine...

Yalnızlık üzerine

 

  Yalnızlık Çeşitleri
   İnsanların neden sarkacın bireysellik ucuna takılıp kaldığını araştırmadan önce yalnızlık türlerini tanımak gerekiyor. Kabaca üç çeşit yalnızlıktan bahsedebiliriz.
  a) Sosyal Yalnızlık
Sosyal yalnızlık, kişinin sosyal çevresi ile uyum sağlayamayarak kendisini bulunduğu çevrede yalnız hissetmesidir. Yeni bir okula naklini aldıran öğrenci, yeni bir mahalleye taşınan aile, yurtdışına eğitim için giden öğrenciler bir süre sosyal yalnızlık çekerler. Çevre onlara yabancıdır ve onlar bu çevrede yalnızdırlar.


  b) Duygusal Yalnızlık
Duygusal yalnızlıkta sosyalliğini yaşayan birey sosyal hayattan zarar görüyor. İnsanlardan ve çevreden beklenmedik davranışlar gören insan duygusal olarak çevresine, hayata ve insanlara küserek kendi köşesine çekiliyor. İnsanlara ve hayata olan güvenini yitiren insan huzuru, onlardan kaçmakta buluyor. Duygusal yalnızlığa sebep olan olayların başında ölüm, ayrılık, terk edilme, doğal afetler sonrasında yaşanan kayıplar yer alıyor.


  c) Kişisel Yalnızlık
Burada yalnızlığın sebebi, sosyal ortam ya da duygular değil kişinin karakteristik özellikleridir. Çok utangaç olan bir kişi ya da insanlarla ilişkilerde sömürücü veya sert olan kişiler kendi kişilik özellikleri sebebiyle yalnızlığa mahkûm olurlar. Ya insanlarla etkileşime geçemezler ya da etkileşime geçtikleri insanlara fiziksel ya da duygusal zarar vererek onları kendilerinden uzaklaştırırlar. Kişilik özelliklerinin sonucu olarak da yalnız kalırlar.
alıntı:http://www.gencgelisim.com

Bir Maymun Öyküsü

 
Bir zamanlar maymunu bol bir köye, adamın biri, yanında asistanıyla gelmiş ve köy ahalisine, tanesi 10$’dan maymun alacağını söylemiş. Bunu duyan köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar. Kısa bir süre sonra, maymunlar 10$’dan satın alınınca ormanda maymunlar azaldığı gibi yakalaması da zorlaşmış.

Köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken, adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş. Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya baslamışlar. Bir süre sonra da fiyatı 25$’a çıkarmış. Ancak artık bırakın yakalamayı, maymuna rastlamak bile cok zormuş.

Bir gün, adam kısa bir süre için sehre gideceğini, bu süre içinde işlerine asistanının bakacağını, döndüğünde de maymun alımına 50$’dan devam edeceğini söylemiş köylülere. Adamın ardından, parlak asistanı köylüleri köy meydanına toplamış. “Şu büyük kafesteki maymunları, ben size tanesi 35$’dan satayım, siz de ustam gelince ona 50$’dan satarsınız” demiş.

Bu cazip ve kârlı görünen teklif üzerine, köylüler ellerinde ne var ne yoksa biraraya getirip maymunların hepsini satın almışlar. Sonra da beklemişler maymun tüccarı adamın dönüş yolunu. Ne var ki ne maymun tuccarını ne de onun parlak asistanını bir daha gören olmamış o köyde. Çok sonradan, uzak köylerden maymun tüccarlarımızın işleri geliştirip, bir de “maymuna dayalı menkul kıymet” (MBS, Monkey-Based Securities) adında kağıtlarla borç para topladığına dair rivayetler gelir olmuş bizim köye.

Rivayet odur ki; öykümüzün kahramanı parlak asistan, sonraki yıllarda Wall Street’te çalışmaya başlamış ve Mortgage-Based Securities denen enstrumanlar böylece doğmuştur.
.
alıntı:http://ekonomiturk.blogspot.com

Sevda

 

Bunca yıl sonra sevdayı tanıdım
Bir sıcaklık sardı içimi
Ben sevda oldum.
Sabah kalkıyorum odamda sevda
Lavabonun suyu sevda akıyor
İçtiğim çay sevda kokuyor
Peynir sevda tadında.
Zeytin sevda mayhoşluğunda

Elbisemin içi sevda
Cüzdanım sevda
O ne ayakkabı bile sevda olmuş
Fırlıyorum dışarıya
Sevda kokan havayı çekiyorum içime
Güneşe bakamıyorum
Sevda sıcaklığı vermekte.

Atmak istiyorum kafamdan
Çıkmıyor.
Sakız gibi yapışmış beynime.
Alıp çiğniyorum ağzımda
Yutamıyorum.
İçim sevda dolu.

Akşam kızıllığına bakıyorum
Orada sevdanın saçları
Deniz kenarındayım
Kumsalda sevda
Deniz suyu ile yıkanmak istiyorum
Sevdadan kurtulmak için
O da ne?
Tüm balıklar sevda olmuş.

Gece gökyüzünde binlerce Sevda
Kocaman bir Sevda etrafında
Dönüp dönüp göz kırpıyorlar
Bir akşam serinliği vuruyor yüzüme
Sevdanın nefesi.

Yatağıma yatıyorum sevda
Gözlerimi kapatıyorum
Sevda kirpiklerime oturmuş
Gülücükler dağıtıyor.
Gecenin yarısı uykuda
Rüyalarımda sevdayı görüyorum.

Oh nihayet ölmüşüm artık.
Sevdayı öbür dünyada bırakmışım.
Bir rahatım, bir huzurluyum sorma
Ne güzel sevdasız bir dünya
Bir melek yaklaşıyor yanıma
Beyaz giysiler içinde.
Soruyorum adın ne senin?
Gülerek cevaplıyor
Sevda! ! !
 

İbrahim Coşar

 

Küçük kız ,küçük kız ,söyle bize nerdeydin...

Bu ses

bu kızdan çıkıyorsa ,

yeni bir sanatçı doğmuş demektir...

Photos of Holocaust Memorial, Miami Beach

*

*

*

*

*

 

*

*

 

*

*

 

*

*

Şeyh Edeb-Ali'nin öğütleri



 Osman Bey'e ünlü İslam Alimi, Şeyh Edeb-Ali'nin verdiği öğütler : 


     "Oğul insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın,
ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah
rüzgarında savrulur gidersin...
      Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük
değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler,
görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına
çıkacaktır. Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere
dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme,
bildin bilme.

      Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz.

      Üç kişiye acı:
* Cahiller arasındaki alime,
* Zenginken fakir düşene,
* Hatırlı iken itibarını kaybedene.

      Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.

"Bilesin ki atın iyisine DORU,"
"Yiğidin iyisine DELİ derler."

alıntı